Türk Kağanının Otağı'nda Yasak Aşk Öyküsü...


Ahmet Haldun Terzioğlu DESTANCI
ahterzioglu@orhuntv.com
 
 

 

Ulu Mukan Kağan uçmaklığından önce oğlu Ta-lo-pien'in değil, kandaşı Tapar'ın (Taspar) kağan olmasını kalıt etmişti.(572). Bu istek toya geldiğinde kimse karşı çıkmadı. Ta-lo-pien de destekledi. 

Tapar Kağan, eçisi Mukan Kağan gibi güçlü, etkin ve yarguluydu. Büyük bir il devralmış, onu büyütmek adına var gücüyle çalışmaya başlamıştı.
Buyruğunda 350 bin yay çeken savaşçı vardı.
Bu gücü ile Çin'i inim inim inletebilir, her istediğini alabilirdi. 
Öyle de yaptı!
 
Bir yıl sonra Türk yurduna Hui-lin adında bir Budist keşiş geldi. Yapar Kağan'la görüştü. Budizm'i anlattı. Tapar Kağan çok etkilendi ve bir zaman sonra Budist olduğunu duyurdu. 
 
Bir Türk kağanı Budist olmuştu. 
Bu öyküyü ayrıca anlatırız.
 
Çin iki parçaydı o zamanlar. Karayanda iki Çin ili vardı. Chou'lar daha güçlüydüler ve Chi uruğunun topraklarını parça parça ele geçiriyorlardı.
 
Tapar Kağan Chi ilini destekliyordu. Bu amaçla Yu-chou kentine saldırdı ve yerle bir etti. 
 
Chou imparatoru Kao-tsu bir ordu hazırlayıp Göktüklerin üzerine yürümek istedi. Ancak ömrü yetmedi.
Ölünce yerine geçen oğlu oğlu arayı düzeltmek için buyruğundaki soylulardan Yü-wen-chou'nın kızını, Fs'ien-kin Kung yani Bin altın orunu ile Tapar Kağan'a evdeş gönderdi. 
Konçuy Bin Altın büyük armağanlar ve kalabalık bir kurulla Türk iline geldi.
Tapar Kağan da buna karşılık Chi imparatoru ilan edip yanına sığından Kao Shao-i'yi bir av sırasında Choulara teslim etti. 
Böylece Chou uruğunun varlığı yükseldi.
 
Konçuy Bin Altın da Tapar Kağan'ın otağına yerleşti.
Sonradan kendisine Yüce Yargu (Adalet) orunu da verildi ve daha çok bu adla anılır oldu.
 
Çok güzel bir hatundu. Üstelik kurnazdı ve usculdu. Dilediğini yaptırmayı biliyordu. Kağanı ve Göktürk ulularını etkisine almıştı.
 
Tapar Kağan Konçuy Bin Altın yani Yüce Yargu  ile çok fazla zaman geçiremedi.
581 yılında sayrıladı. Oğlu An-lo'yu yanına sesledi. 
"Kandaşımın oğlunun yerine tahta oturdum. Şimmdi ben göçüyorum. Ta-lo-pien'e tahtı bırak!" dedi. 
 
Tapar Kağan'ın uçmaklığından sonra toy kuruldu. Onun da dileği ile Ta-lo-pien'in kağan olmasını istediler. Oğlu An-lo da bu yönde istek bildirdi. Ancak anası Türk olmadığı için bu istek gerçekleşemedi.
An-lo, kağan seçildi.
Ancak güçlü bir kişilik değildi An-lo. Tahtı bıraktı. En ulu kişi olarak Kara Kağan'ın oğlu She-tu, İşbara orunuyla kağan oldu. An-lo da Küçük Kağan orunu ile Tola ırmağı kıyılarına yerleşti. 
Yüce Adalet Konçuy da lavirat töresi gereği İşbara Kağan'a evdeş oldu.
Bu ikinci evdeşliğiydi.
 
Ta-lo-pien durumu kabul etmiyor, kağanlık güdüyordu. İşbara Kağan'a sürekli olarak sorun çıkarıyordu. İşbara Kağan, sonunda ona  Apa Kağan orunu verdi ve buyruğuna bölge, budun, ordu bıraktı.
Böylece Göktürk ilinde üç kağan görevlenmişti. Bu da Çin'in çok işine gelen bir durumdu.
Çin'in ünlü çaşıtı, Chang Sun-cheng hemmen çalışmaya başladı. Özellikle kağanın kandaşı Tu-li Şad üzerinde oyun kurmayı seçmişti. Amacı Göktürk ulularını birbirine düşürmek ve onları bölmekti.
 
Bu sırada Çin'de yönetim değişmiş, Sui uruğu tahtı ele geçmişti.
Oysa Göktürk ilinde etkin olan Bin Altın, Yüce Yargu Konçuy Chou kızıydı ve uruğunun kanını gütmek için şimdi evdeşi olan İşbara Kağan'ı kışkırtıyordu. Sui imparatoru Wen de Göktürklere iyi davranmıyordu. 
Akınlar sürüyor, ama Yüce Adalet Konçuy bir türlü mutlu olmuyordu. 
"Suiler yok olmalı. Çin tahtına yine Choular geçmeli! Suiler benim uruğumu yok ettiler. Ben de kan isterim. Sen benim evdeşim ve Göktürk kağanısın. Evdeşinin kanını gitmelisin."
 
Oysa bu sırada Çaşıt Cheng topladığı bütün bilgileri Sui imparatoruna gönderiyor, onu Göktürklere karşı Çin'i hazırlıyordu. 
 
583 yılına gelindiğinde Çinliler üstünlüğü ele geçirdiler. Üst üste yendiler Göktürk ordularını. 
Önce barış yapıldı. Ardından da İşbara Kağan Çin'in üstünlüğünü kabul etti.
Göktürkler birbirlerine düştüler. Bölünüp birbirlerini kırdılar.
 
587 yılında otağında çıkan yangında değer verdiği pek çok şeyin yanması üzerine çok üzülen İşbara Kağan sayrıladı ve kısa bir zaman sonra da uçmağa vardı.
Konçuy Yüce Yargu bir kez daha dul kalmıştı. 
 
İşbara Kağan'ın kandaşı Çulu, Baga Kağan orunuyla tahta geçti.
Bu kez ona evdeş oldu Yüece yargu Konçuy.
Ancak Baga Kağan çok yaşamadı. Günbatısına yaptığı akın sırasında yolunu şaşıran bir okun hedefi oldu ve o da uçmağa vardı. (588)
 
İşbara Kağan'ın oğlu Yung-yü-lü, Tulan Kağan orunuyla tahta oturdu. Çin sarayına armağanlar gönderdi ve yazık ki bağlılık bildirdi Tulan Kağan.
Çin imparatoru olan Wen'den bir Konçuy istedi. 
Bu isteğe karşılık gelen yanıt ilginçtir:
"Sizde zaten bir Çinli Konçuy var. Lavirat töresini uygula ve Yüce Yargu Konçuy'la evdeş ol!"
Bu izinle Yüce Yargu Konçuy diğer orunu da Bin Altın Konçuy olan kişi dördüncü kez kağan evdeşi yapılıp, Tulan Kağan'a hatun oluyordu. 

Dört kez evdeşlik İ-cheng Hatun'un rekoruna denktir.
 
Bu durum Bin Altın Konçuy'u hem etkiledi hem de üzdü. Şiirlerle, ağıtlarla acısını ortaya döktü, ama yazgısı buydu. 
Artık ona verilen diğer orunla Yüce Yargu olarak anacağımız kağan hatunu yine Çin'i yöneten urugla gizli savaşını sürdürecekti.
Bu da Çin'i kızdıracak ve gereğini yapmak için çağını beklemeyi seçecekti. 
 
Yüce Adalet Konçuy, bir hata yaptı. 
 
Kağan otağında görevli olan bir Soğdakla, An Sui-kia ile sevi yaşamaya başladı. Evdeşşi olan Tulan Kağan'ı aldatıyordu.
Bu gizli sevi çok fazla gizli kalmadı. İşin kötü yanı ilk öğrenenler de Çinliler oldular. 
 
Türk kağanının Çinli hatunu kağanı aldatıyordu. Bundan kötüsü olabilir miydi?
Tulan Kağan henüz bilmiyordu, ama Çin imparatoru Wen biliyordu. Bunu kullanmak için de yine zamanı bekleniyordu.
 
Yaptıklarının duyulduğundan bilgisiz Yüce Adelet Konçuy hem Soğdak An-Sui-kia ile sevişiyor hem de Çin'i yöneten uruğa karşı çalışıyordu. En yakın yardımcısı da Yang chin adındaki kabıydı. Ona bol altın verdi ve taraftar bulmak için Çin'e gönderdi. Orada çaşıt çalışması yaptırdı. Kendince Sui uruğunu böyle devirecekti.
"Sui uruğuna karşı gelen herkes Tulan Kağan'dan destek alacaktır!"
Aldattığı evdeşinin adını kullanarak yok edilen uruğunun öcünü almaya çalışıyordu. 
Tulan Kağan ise olanları bilmeden evdeşine hizmet etmekteydi.
 
Sonunda Çin gereğini yaptı. Olanlar Tulan Kağan'a anlatıldı. 
 
"Göktürk yurduna kaçan Yang chin yakalanıp sorgulanırsa bütün acı gerçeklerle yüzleşirsiniz!"
 
Tulan Kağan, Çinli evdeşinin gizdaşı Çinliyi yakalattı ve ona her şeyi itiraf ettirdi. 
Ötüken Yış o güne dek böyle bir olayla sarsılmamıştı. Bütün suçlular Yüce Yargu Konçuy dışında, yakalandı ve bağlandı. 
Kağan evdeşi Yüce Yargu Konçuy ise çadırında tutsak yaamı yaşamaya başladı. Tulan Kağan, onu öldürerek Suileri mutlu etmek istemiyordu. 
İlk iş olarak Yang chin, Sui uruğa imparatorun gönderildi. Kıyını o kesecekti.
Kağanın evdeşine iş koyan Soğdak An Sui-kia acılar içinde öldürüldü. 
Bir zaman daha Yüce Adalet Konçuy'a dokunulmadı. 
 
Bunun üzerine Çin imparatoru Tulan Kağan'a acılarının onarılması adına dört tane çok güzel Çinli cariye gönderdi. 
"Bunları al. Seni aldatan Çinli hatunu yok et" demek istiyordu. 
 
Diğer yandan da kendisine yakın olan Tu-li Şad'a duyum salmıştı Çin imparatoru.
"Bize yağılık eden ve kendisini aldatan Çinli hatunu, Tulan Kağan öldürmüyor. Eğer sen bunu sağlarsan sana çok güzel ve soylu bir Çinli Konçuy gönderirim. Benimle kap olursun. Sırtın yere gelmez."
Ona da Önden dört cariye gönderilmişti. 
 
Tu-li Şad durur mu?
Hemen çalışmaya başladı. 
Ama ne çalışmak!
Dört bir yana olanları yayıyor, Tulan Kağan'ın aldatılmış bir evdeş olarak o kötü hatunu otağında tutması budun önünde ayıplanıyordu. 
"Türk kağanı otağında kendisini aldatan bir hatunu sağ tutar mı?"
 
Artık duramadı Tulan Kağan. Kendisi gitti çadırına ve Yüce Yargu Konçuy orunlu Çinli evdeşini öldürdü. 
 
Böylece bu öykü sona erdi, ancak bu olaylar zinciri, Göktürk kağanlığının sonunu getirecek yolun da başlangıcı olmuştu. 
 




YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI