Siyaset Bilmek-Yapmak ve Milli Güçler


Ahmet Haldun Terzioğlu DESTANCI
ahterzioglu@orhuntv.com
 
 

Bu yazıyı yazıp yazmamakta ikirciklendim. Kamlık edip olacakları görmek gibi bir yeteneğimiz yoksa da bilmekle öngörmek yapılanmasında bazı sözler edebilme yapımız vardır. Bilenler bilirler, bu, atıp da tutturmak değildir. Elbette tarih, sosyoloji, budun bilim, Türk bilimi, siyaset bilimi, görüşmeler ve deneyim karışımı bazı etkilerle ortaya çıkar. Ha, dikkate alınır, alınmaz, önemli değil. Okunduğumu, hatta yazdıklarımdan (Çünkü zaman zaman silerim) notlar alındığını da biliyorum.

Bu yazının postulatı şudur: Milli Güçler vardır ve Türk devletini boşta bırakmazlar. 
Benim inancımdır bu!
Temel kabulüm!
Bir kanıt bulduğum için değil, öyle olması gerektiğini düşündüğüm için. 5000 yıllık Türk devlet geleneği, köklü bir töreyi barındırmalıdır içinde. Başka türlü olmasını ben düşünemiyorum, başkası düşünürse de karışmam. 
Şeklini, yapısını, etkisini de bilmem.
 
Şimdi en saçma sorular gelir: 
"Nerdeler milli güçler? Bunca şey olana dek neden beklediler? Neden bir şey yapmadılar?"
Yanıt:
"Daha ne yapsınlar? Çıkıp karabudun yerine oy kullanacak, yanlış düşünceleri düzeltmek için tv yayını yapacak, ona buna kafa tutup eylemde bulunacak değiller ya!"
Ha, yok, diyenler için yanıtımız: Yoksa da yok! Ne yapalım!
 
Ancak!
Şunu bir düşünün: Ortadoğu batağındaki bir ülkede, işler rastlantıyla yürür mü? 
Bunu söylemek için "Ahmak" olmak gerek.
Ya da tarihi bilmemek.
Ya da bilimden, Türk devletinden duyumdar olmamak!
 
Hadi bugünü bırakalım da düne bakalım:
Saltanatın kaldırılması!
Rastlantı mıydı?
Hilafet'in kaldırılması!
Rastlantı mıydı?
Kurtuluş Savaşı sonrası Lozan'la belirlenmiş sınırlar!
Rastlantı mıydı?
Kapitülasyonların kaldırılmasına karşılık topraklardan vazgeçmeler!
Rastlantı mıydı?
İç isyanların bastırılması!
Rastlantı mıydı?
Devrimler!
Rastlantı mıydı?
Uzun süren tek partili dönem!
Rastlantı mıydı?
 
Biraz aşalım zamanı!
CHP içinden DP'nin çıkışı!
Rastlantı mıydı?
Kore Savaşına katılmamız!
Rastlantı mıydı?
NATO'ya girmek!
Rastlantı mıydı?
Soğuk Savaş döneminde aldığımız rol!
Rastlantı mıydı?
Kıbrıs Harekatı!
Rastlantı mıydı?
27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül!
Rastlantı mıydı?
Ya sonra olanlar...
 
Bu kadar rastlantı fazla değil mi?
 
Hadi bugüne dönelim!
Hemen unuttuğunuz birkaç on yıl öncesini.
Recep Tayyip Erdoğan'ın hapsedilmesi!
Sonra bir yasa ile seçime girebilmesi!
Sonra AKP'nin tek başına iktidarı!
Sonra...
 
Bunlar da mı rastlantı?
 
Tamam!
Rastlantı!
 
Şimdi ben size, desem ki, bundan sonra seçilecek Cumhurbaşkanının kim olacağını öngörebiliyorum. Bunu da birkaç dostla üleştim. Ne dersiniz? 
Çok mu zor sanıyorsunuz?
 
Şunu bir yana yazın:
Bir devir bitti! Artık ne yapılsa boş. Zaten amaçlanan gerçekleşti. Yıkılması gerekenler yıkıldı. Kalması gerekenler kaldı. Buduna ve yönetim mekanizmalarına olması gerekenler gösterildi ve kabul ettirildi.
Daha hoşgörülü daha yumuşak daha demokratik hatta tam demokratik ve daha bağımsız (Tam bağımsız değil) bir Türkiye'nin hemen önündeyiz. Çok değil, üç elin parmaklarını aşmayacak bir zaman dilimi içinde yapılacak seçimle, Türkiye yeni ve çok güzel bir çağa girecek! 
 
Neler olacağını öngörmekle mutluyum!
 
Şunu hemen yazayım: Bir sonraki seçimde, Türkiye'yi güçlendirilmiş parlamenter sisteme taşıyacak olan Cumhurbaşkanı ne Mansur Yavaş ne de Ekrem İmamoğlu ve ne de Muharrem İnce... Bu konuda her türlü iddiaya girerim. Her bağlam bir anda değişiverdi. Taşlar bir anda yerlerine yerleşiverdi. 
Birileri, partisinden ayrılıp başka partilere geçecekler. Ünlü, zorlama reklamla iş yapar görünen birileri. Hem de hiç beklenmedik zamanlarda.
Birileri, değişik yapılanmalarda rol alacaklar.
Birileri, yaptıkları yanlışlar nedeniyle göevden alınmayı hak edecekler.
Daha da fazlası!
Evet, tek adam sistemi bitecek. En güçlü kişi bile işlerin yürümediğini kabul edecek. Güçlü, ancak partisiz bir cumhurbaşkanı ve yarı güçlü, gücünü parlamentoyla yani yasama ile dengeleyecek bir başbakan ya da başkan yardımcısı... Yarısı meclisten yarısı dışardan olmak üzere (Bazı bakanlıklar özellikle dışarıdan olacak. Bu da Anayasa'ya yazılacak) güçlü bir hükümet.
 
Hemen yazayım: Adalet tamamen, ama tamamen bağımsız olacak. 
Başka çözüm yok zaten.
Deniz de bitti kum da!
Böyle yürümesi asla mümkün değil!
 
Bunlar nasıl mı olacak?
Bugün, ilk belirtileri görüldü. 
Neler mi oldu?
Eve dön çağrısı bir.
İnce'nin yeni partisi iki.
İstanbul sözleşmesi tartışmaları üç.
Ordudaki atamalar dört.
Milli Eğitim'deki sıkıntılar beş.
Belediye başkanlarının yanlışları altı.
...ve...
Neyse bu kadar yeter!
 
Kutlu olsun!
Türk, ulu bir geleceği hak ediyor!
 




YORUMLAR

Mustafa GEÇİLİ
06-08-2020 09:57:00

Hocam Sizi yıllardır takip ediyorum öngörülerinizin de çıkacağına inanıyorum.o zaman bende deyim Kutlu olsun! Türk ,ulu bir geleceği hak ediyor!

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YUKARI