Ölülerden Öç almak! Ölülere Hakaret Etmek!


Ahmet Haldun Terzioğlu DESTANCI
ahterzioglu@orhuntv.com
 
 

Budunların en önemli pusatı, varlıklarının kalkanı, sürekliliklerinin güvencesi, dilleridir. Hemen ardından "Töre" gelir. "Töre" uyduruk kurallar, saçma sapan inançlar, çağdışı kalmış yaptırımlar değildir. Çağ, mutlaka geliştirici, değiştirici olmalıdır budunlar üzerinde. Ama "Töre" farklı bir bağlamdır. Budunu budun yapan öncelikler zinciridir.

İşte bu törelerden biri de bugün sosyal medya baronlarının, ergen destekçisi ajanların pisledikleri, rezil ettikleri, anlamsız sözler, uygulama çabaları ve hakaret koşturmaları ile yok ettikleri, ölü-ölüm töresidir.
Çok ulu çağlardan beri var olan Türk ölü-ölüm töresi, bugün, zincirleme saldırılarla yok edilmektedir. Kirletilmektedir. 
Kutlu Türk Töresi, ölünün ardından, ölümün ardından neler yapılacağını, neler yapılamayacağını kaynaklarla sabitlemiştir. 
Ölen kim olursa olsun!
Yağı ya da dost ya da içimizden biri, ölüye, ölüm çağına, ölüm gerçeğine karşı yapılacaklar, Türk'ün nasıl davranacağı, en eski kaynaklarda bile yazar. Üstelik, İslam'la birlikte bu töre kaybolmamış, tam tersine güçlenmiş, desteklenmiş, kutsallaşmış, saygınlaşmıştır daha fazla. 
Onca çağlar boyunca, en kötü yağıya karşı bile, bu yağının ölümünün ardından, kötü bir söz edilmemiştir Türk töresinde. Çünkü ayıptır, anlamsızdır, ahlaksızdır, günahtır, yasaktır. 
Ölümü anlamamaktır.
Ölenin öldüğünü fark etmemektir.
 
Tenkit, tartışma, yargılama, olanlar üzerinden uyarma, hadi bir ötesini söyleyelim, sevmeme, beğenmeme, yanlışı açıklama, elbette yapılabilir, ama hakaret...
Ölüye hakaret, ölüme hakaret Türk'e asla yakışmaz. Türk, ölüye sövmez. 
Türk, ölüyle, diriymişçesine kavga etmez. 
 
Ölüm, nedir?
Ölüm, canlının, artık canlı olmaması, bu acunda yer almaması, tininin başka bir boyuta geçmesidir. O, artık burada değildir. O artık yoktur. Ona söverek, hakaret ederek mutlu olmak, en ucuz acizliktir. En kötü kavgadır. En rezil karşılık vermektir.
 
Daha dün... Dün denilecek bir çağda... Hemen yakın zamanda... Küçük yerleşimlerimizi terk edip, bozup, kötü kentleşmenin örneği mahallelerimize, sokaklarımıza taşınmadan önce, töreye saygı vardı. Ölüme ve ölene de. 
Tabutun başında, hocanın, helallik dilemesinin ve buna olumlu yanıt vermenin gösterisi de ereği de ulu bir tin taşıyan, ulu bir buduna dahil olduğumuzu kanıtlamaktır. 
"Helal ettiniz mi?"
"Helal olsun!"
Bu kadar. 
Sonrası hesap yerinde hesap çağında onun Tanrı ile arasındaki işler...
 
Sağcı, solcu, İslam ya da İslam dışı inanç sahibi, hatta inançsız, kim varsa, eğer Türk'se, çeşitli zorlamalarla, ölüme ve ölüye sövüyorsa, ona hakaretler yağdırıyorsa, yaptıklarının yarın kendi başına, yakınlarının başına geleceğini bilmelidir, çünkü bu iş bulaşıcı bir sayrılık gibi yayılır gider. Türk, Türklükten çıkar. Başak bir şey olur. Onu var eden Töre'den ödün verdiğinde, elinde başak ne kalır ki?
 
Aynı sokakta bir ölüm olduğunda, evinde yüksek sesle gülmeyen, müzik sesini açmayan, mutlu sesler çıkarmayan, ölü çıkan eve aş götüren, yardım etmek için çabalayan, acıyı üleşen kişilerin budunun bugün, cenazenin başında, hakkımı helal etmiyorum, diye haykıran ölenin ardından ağıza alınmadık küfürler eden kalabalığa dönüştüyse...
Eyvah!
Vah!
 
Kişiler ölür, fikirler, düşünceler yaşar. 
Kişiler ölür, bu acunda işleri biter. 
Kişiler ölür, yaşayanlar, öldüğünü bilir, söyler, ama hakaret etmez. 
 
Aslında, dirilerde bile, karşısında olmayan, söylediğini duymayan kişilere söz etmezlik töresi vardır, ya ondan da ötesine geçtik şimdi. Fitne, dedikodu, yalan-dolan, iftira sıradanlaşmış durumda.  En aşağılık yalanlarla sosyal medya üleşimleri kişileri linç etme girişimleri...
 
Nereye gidiyoruz?
Ne oluyoruz?
Türk, olmayacaksak, Töremizi unutacaksak, yarın nasıl var olacağız. 
 
Düşünün ve...
 
Ölülere sövmeyin Ya Hu!
Siz o kadar aciz misiniz?




YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YUKARI