Kürt, Hadikli Eyüp Paşa...


Ahmet Haldun Terzioğlu DESTANCI
ahterzioglu@orhuntv.com
 
 

Size bir Kürt Teşkilat-ı Mahsusa kahramanı anlatalım da dengeleriniz değişsin. Usunuz alt üst olsun. 

 
Kaskanlı aşiretindendi. İriyarı, cüsseli biri... 
İki kere evlenmiş, hiç çocuğu olmamıştı.
Kaskanlı Aşiret Reisi Reşit Bey'in oğluydu. Atasını Ruslar tutsak almıştı 93 Harbi'nde. Atası, gizlice Türk kumandanlığına ulak gönderip Ruslar hakkında bilgi veriyordu. Osmanlı'ya asla ihanet etmemişti ve tutsak olduğu yerde bile devletine hizmet etmek için çırpınıyordu. 

İşte kan o kandı!
 
Dr. Bahaeddin Şakir Bey, Doğu'ya gelip, Erzurum'da  Teşkilat-ı Mahsusa gönüllülerini yönetmek için İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından görevlendirildiğinde, bölgedeki Kürtleri de savaşıma katmak, onların gücünden yararlanmak için Kürt aşiretlerini dolaşıyor, resileri ile tek tek görüşüyordu. 

Eyüp Paşa'yı ikna etmeye grerk yoktu. O zaten görevinin başındaydı.
 
Sarıkamış bölgesinde bulunan Kaskanlı aşiretinden Eyüp Paşa, buyruğundaki atlılarla, kerelerce Sarıkamış'ı işgal eden Rus kuvvetlerine saldırmış, daha da içerilere akınlar düzenleyerek adını duyurmuştu. Ruslar onun başına ödül koymuşlardı. 
 
Eyüp Paşa, zabit değildi. Paşalığı, adından dolayıydı. Atasının koyduğu bir ad... 
Oltu Milis Kuvvetleri Kumandanı'dır. Rütbesi de Binbaşı...
 
Dr. Bahaeddin Şakir Bey, oradaki Teşkilat-ı Mahsusa'nın başı olarak onu seslediğinde, hemen hazır ola geçmiş, buyruğundayım Bey, canım vatana feda olsun, diyerek, her göreve hazır olduğunu söylemişti. 
Dr. Bahaeddin Şakir Bey, 3. Ordu bölgesinden ayrılmadan önce, bir süvari müfrezesi kurdu. Başına da Ebulhindili Cafer'i getirdi.  Hadikli Eyüp Paşa'yı da onun buyruğuna verdi.
"Göreyim sizi. Buralar size emanet" deyip, kendisi sol kanat olarak ad verilen Artvin bölgesine geçti.
Burada kalan Teşkilat-ı Mahsusa süvarilerinin görevi, Rus kuvvetlerinin arkasına sarkmak, onlar geriden vurarak 3. Ordunun yükünü hafifletmek, sık sık baskınlarla yağıyı yıldırmak, sabotajlar düzenlemekti. 
Bu cephede büyük yararlıklar gösterdi Hadikli Eyüp Paşa. Sonrasında Sarıkamış harekatı yıkıma dönünce, Enver Paşa'nın yanından ayrılmadı. 
"Senin canın benim emanetimdir!"
 
Karargâh kuşatılmış, Enver Paşa zora düşmüş, bütün zabitlerle birlikte tutsak düşme olasılığı doğmuştu.
Kut olsun ki bu iş olmadı ve kurtuldu. 
Sonrasında iş Hadikli Eyüp Paşa'ya düştü. Öne düştü. Yağıyı şaşırtarak, değişik yollardan Enver Paşa'yı ve yanındaki zabitleri Hasankale'ye ulaştırdı. 
 
O bölgeden hiç ayrılmadı Hadikli Eyüp Paşa. Verilen bütün görevlere koştu. 
Savaş sona erip, Mondros mütarekesi imzalandıktan sonra da Teşkilat-ı Mahsusa'yla bağlantıyı sürdürdü. Bu kez karşılarındaki yağı Ermeni çeteleriydi. Eyüp Paşa, Kars, Ardahan, Sarıkamış bölgesinde bunlara karşı savaştı. 
 
Bir gün bir Ermeni Çete Reisi, karşısına haber saldı Eyüp Paşa'ya:
Ereğimiz birdir. Bakın Büyük Ermeni Devleti ve Kürdistan kurulacak. Gel Türklerle birlik olmayı bırak. Bize karşı çıkma. İstediğin kadar altın vereyim. Hatta gelecekte kurulacak devlette de bir görev alırsın. Bize katıl.
Hadikli Eyüp Paşa, gelen elçinin yüzüne tükürdü:
Ben yediğim ekmeğe, vatanıma, milletime, padişahıma ihanet edecek kadar kahpe miyim? Sizin gibi kancık mıyım? Git o reise selam söyle. Önüme çıkarsa alnından vurmak en büyük zevkim olacaktır.
 
İşte Hadikli Eyüp Paşa, böyle bir adamdı.
Zamanla buyruğunda koca bir birlik vardı ve hiç durmadan savaş verdiler birlikte. Onunla çalışan Türk zabitleri bu yiğit kişiyi, yaptıklarını hiç unutmadılar. 
Bir keresinde Ermenilerin Verişan köyüne saldırmış, çok kişiyi katletmiş, hainlere kendince ceza vermişti.
"İhanet eden, yaşamayı hak etmez!"
 
Bu kadar da değil.
Bir konuk daha geldi Hadikli Eyüp Paşa'ya.
Bölgeyi Ermenilere vermek için görevlendirilen İngiliz subayı Ravlinson...
Bir keresinde onun arabasının da içinde olduğu birliğe saldırmıştı Eyüp Paşa.
Eyüp Paşa'nın görevli olduğu Çakırbaba tabyasında karşısına geldi ve aynı öneride bulundu:
Biz karar verdik. Buraları Ermenilere veriyoruz. Boşa uğraşma. Bizim dediğimiz olacak. Bize katıl.
Kükredi Hadikli Eyüp Paşa:
Sen kimin toprağını kime veriyorsun kafir. Ben daha ölmedim.
Ardından, Ravlinson'u tutuklayıp hapsetti. Aslında başını kestirecekti ya, sağ tutması belki bir işe yarar, diye ne yapması gerektiğini Kars'ta kurulan Şura Hükümetinden Fahrettin Erdoğan'a ulak göndererek sordu.
Gelen yanıt, şu günlerde sıkıntımız büyük. Yeni bir sıkıntı olmasın. Serbest bırak gitsin, oldu.
Çok üzüldü Eyüp Paşa, ama buyruğa uyacaktı. Getirin şu iti, deyip, karşısına aldı Ravlinson'u ve ona seslendi.
"Bak İngiliz. Bir daha karşıma çıkmayacağına, Türklere karşı savaşmayacağına yemin etmezsen, buyruğa karşı gelip seni öldüreceğim. Artık sen bilirsin!"
Orada umduğunu bulamayan ve korkan Ravlinson, inandığı değerler üzerine yemin etti de canını kurtardı.

Eyüp Paşa, mücadele sürecinde Bardız yöresini savundu ve yağı ayağı değdirmedi. 
Bir keresinde tutsak bile düştü, ama kurtuldu.
 
Mondros Mütarekesi'nde yazılan koşullar gereğince, İngilizlere teslim edilmek üzere Kars'a gönderilen silahları taşıyan treni, Kazım Karabekir'in buyruğu ile Teşkilat-ı Mahsusa erleriyle birlikte Erzurum çıkışında durdurdu Eyüp Paşa. Trendaki İngiliz askerlerini etkisiz hale getirdi. Silahların hepsini alıp, güvenli bir yere taşıttı. 
 
O çatışmada, kıçından vurduğu İngiliz subayı, Hadikli Eyüp Paşa, Ankara'ya bir ziyaretinde, karşısına çıkmış ve Eyüp Paşa'ya büyük hürmet ederek onu ağırlamak istemişti. Eyüp Paşa bunu da reddetmiş ve "Ben düşmanın aşını, ekmeğini yemem" demişti. 
 
Pek çok kez pusular kuruldu onun için. Suikastler düzenlendi. Hepsinden kurtuldu Eyüp Paşa. 
 
Ancak savaş bittiğinde, bir valinin işgüzarlığı ile sürgün edildi. Bundan da hiç gocunmadı. Kızmadı. Nasılsa bir yanlış var. Düzelir, benim devletim bana yanlış yapmaz, deyip sabretti.
Ama sürgün uzun sürdü. Sürüldüğü Aydın ilinde unutuldu gitti eyüp Paşa. Parasız kaldı. Aç kaldı. Hatunu ile perişan oldu. Yine de şikayet etmedi ve hep bekledi. Doğru dürüst iş bulamamıştı. Üstü başı perişan, eşekle odun satıyor, hamallık yapıyordu. 
 
Bir gün, Aydın'da teftişe çıkan zamanın Genel Kurmay 2. Başkanı Salih Omurtak Paşa, çarşıdan aracıyla geçerken, yanından geçen, eşeğini çeke çeke yürüyen Hadikli Eyüp Paşa'yı kalıbından tanıdı. Gözlerine inanamadı.
Hemen arabasını durdurdu ve seslendi. 
"Eyüp Paşa!"
Eyüp Paşa, döndü baktı, bir paşa vardı karşısında ve ona adıyla sesleniyordu. Kim olduğunu tanıyamadı. Ama o bir askerdi. O eski püskü yırtık kılığıyla hemen hazır ola geçti ve karşılık verdi.
"Emret Paşa'm!"
Salih Omurtak Paşa, koştu yanına ve seslendi.
"Beni tanımadın mı Eyüp Paşa? Ben, Mülazım-ı Evvel Salih!"
Eyüp Paşa, o zaman tanıdı eski silah arkadaşını. Birlşkte çok savaş vermişlerdi. 
Sarıldılar. Salih Paşa, neler olduğunu sordu. Olanları öğrenince çok üzüldü. Hemen el koydu duruma. Eyüp Paşa ve oğuşu verilen buyrukla Manisa Ordu Evine taşındılar. Bütün ihtiyaçları karşılandı. 
 
İşte o zaman hatununa dönüp şöyle dedi Eyüp Paşa:
"Ben sana demedim mi hatun! Bu millet, bu büyük devlet, çocuklarını asla unutmaz!"
 
Salih Omurtak Paşa, eski silah arkadaşından, ne istediğini sorduğunda, o, topraklarına dönmek istediğini bildirdi. "Çok özledim. Yeniden kavuşmak dilerim!"
Söz verdi Salih Paşa.
"Ben yanlışı çözene dek burada benim konuğum olarak kalacaksın.  Adın gibi paşa muamelesi göreceksin!"
Gereken buyrukları verdirdi ve Ankara'ya döndü.
 
Ankara'ya gider gitmez bu işle özel olarak ilgilendi Salih Paşa. Yanlış düzeltildi. Hadikli Eyüp Paşa köyüne geri döndü. Devlet ona aylık bağladı. Her Resmi törende en ön safta yer verildi kendisine. O bir kahramandı ve bu devlet kahramanlarını gözetirdi.
 
Hadikli Eyüp Paşa 1954 yılında Sarıkamış'ta hastanede yaşama gözlerini yumdu. 
Türk devleti ona son görevini yaptı. En üst rütbeli subayların ve devlet erkanının katıldığı bir askeri törenle, övgü dolu söylevlerle ve dualarla, kurtarılması için emek verdiği, ter döktüğü, can aldığı Sarıkamış'ta toprağa verildi. 

Not: Konuyu araştırmayı sürdürüyorum. Yeni bilgiler buldukça ekleyeceğim.




YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YUKARI