Kişiler ölünce iyi olmazlar!


Ahmet Haldun Terzioğlu DESTANCI
ahterzioglu@orhuntv.com
 
 

Evet, ölülere karşı suskun olabiliriz.
Ölmüş olmalarının hatırını sürdürebilir, dilimizi, kalemimizi bağlayabiliriz.

Yaptıklarını da unutur görünebiliriz. Ama asla unutmayız.
Lütfen, siz de çok abartmayın!
Beş paralık adamlara, ölünce, methiyeler düzmeyin!
Bilen biliyor, tanıyan tanıyor.
Siz abartıyorsunuz, diye öldü, diye, kötü kişi, iyi kişi olmaz.
 
İyiliklerini bulmaya çabalar, iyiliklerden söz eder, onları yüceltmek için gerekçeler arayabilirsiniz bile demeyeceğim.
Üzülebilirsiniz.
Aslında yazdığınız her övgüye bir yergi hazır, ama...
Aranızda geçenleri hatırlayıp, ağlayabilirsiniz de boşa akan gözyaşlarınızla.
Ancak...
Yine de kötü kişiler ölünce iyi olmazlar.
 
Kötüyseler, kötü ölürler.
Yalakaysalar, yalaka ölürler.
Dönekseler, dönek ölürler.
Şerefsizseler, şerefsiz ölürler.
Hükümet yalakasıysalar, hükümet yalakası olarak ölürler.
Koltukçuysalar, koltukçu olarak ölürler.
Yavşaksalar, yavşak olarak ölürler.
Hırsızsalar, hırsız olarak ölürler.
Hainseler, hain olarak ölürler.
Fırsatçıysalar, fırsatçı olarak ölürler.
 
Kişiler, ölünce, yalakalıkları, iktidar düşkünlükleri, döneklikleri, hırsızlıkları, koltukçulukları, fırsatçılıkları ve diğer iyi ya da rezil özellikleri ortadan kalkmaz.
 
Ha, biz söylemeyiz.
Efendilik eder, susarız.
Adlarını anarak yanlışlarını yinelemeyiz, ama bu bizim büyüklüğümüzdür, ölenlerin değil. 
Bu büyüklüğü de öldü gitti, diye yaparız, ama yaptıklarını da unutmayız.

Ölüye yalakalık edenlere, ölü sevicilere çok kızarız!
Adamdıysa, neden uzak durdun, neden arkasıdnan atıp tutuyordun neden bulunduğu ortama girmiyordun, diye sorarız.
 
Son zamanlarda, ölenlerin ardından methiyeler düzmeler arttı. Bir zamanlar içeride yatmış çıkmış da öyle iyiydi de böyle büyüktü de... Güzel yazardı da enfes okurdu da. İyilikler yapardı da...
Ama biz yakalığına tanık olduk.
Dönekliğine tanık olduk.
Gördük, koltuk ve makam için attığı taklaları.
Kendi yararı için kimleri, neleri sattığını gözledik.
Hatta, utandık onun adına, yerin dibine girdik. Bağlantıyı kestik. Anmadık. Konuşmadık.
Şimdi öldü ya!
Ona asla taşımadığı, hak etmediği, almadığı orunları tanıyıp, yüceltmenin anlamı ne?
Öldü gitti işte.
Yaptıklarını da aldı götürdü yanında.
 
Bir şeyler elde etmek için verdiği ödünlerle onu herkes bildi tanıdı. 
Şimdi onun için ah vah etmenin, saçmalamanın anlamı ne?
Evet, bir zamanlar bir şeyler olmuş, bitmiş, ama sonra değişmiş. Hr iktidarın kıçına giriş. Her değişimden yararlanmış. Aslında kendini satmış. Tinini şeytana teslim etti. Koltuk kapmak için yalakalık etmiş.
 
Ya Hu, yavşakları ölünce abartıp yükseltirseniz, Horoz Ahmetlerin hakkını kim savunacak? O hiçbir şeye eyvallah etmeden çekip giden garibin değeri nasıl kıvırtkanlardan üstün tutulacak da gerçekler yüzlenecek.
Tamam, demiyorum ki kötüleyin, ama abartmayın.
Biz öldü, diye bugün övülen birilerini birilerinin yanlışlarını, haramlarını, yemelerini, içelerini, çalmalarını görmeyerek koltuğunu koruduğuna çok tanık olduk. İktidar vekillerinin buyruğunda el pençe divan durduklarını, dostlarını sattıklarını çok gördük.
 
Öldü gittiyse birisi, yaşadığı gibi öldü gitti.
Ha, adını anmayız. Yanlışlarını da yazayız, ama hatları da çok zorlamayın!
Belki dayanamayız!
Birden patlayıveririz.

Hele memleketi satan siyasilerdense, bugünlerin mimarlarındansa, göz göre göre soymuş, soydurmuşsa...
Hele, iktidarların yalakası bir basit kafalı bürokratsa...
Ucuz koltukların adamıysa...
 
Yavşaklar, ölünce kahraman olmazlar.
Yavşaklar, yavşaklıklarıyla ölürler.
Yalandan övgülerle yavşakları yüceltemezsiniz!




YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YUKARI