Kişiler neden bozulur?


Ahmet Haldun Terzioğlu DESTANCI
ahterzioglu@orhuntv.com
 
 

Yazık ki yaratılıştan bir sıkıntı var kişilerde.
Bozuluyorlar.
Kimisi ucuza gidiyor kimisi daha pahalıya.
Kimisi sıradan bir koltuğa kimisi boktan bir genel müdür yardımcılığına.
Bir şekilde karakterlerini, dostlarını, en yakın arkadaşlarını, şereflerini, ülkülerini satıyorlar.
Hatta satışlarını bile değişik bir havaya sokup, erlik gibi gösterme çabasına giriyorlar.
Hatta yedikleri naneleri, rüşvetleri, değişik davranışlarla gizlemeye çalışıyorlar.
Kişilik gidiyor.
Adilik ve bozukluk ödül gibi kalıyor üzerlerinde.
Belki geçmişteki etkilerini kullanıp, bir şirket kuruyorlar ve kendilerini de bu şirketin genel müdürü yapıp alamadıkları yerine kendi kendileriyle tatmin oluyorlar.
Hatta, onlara meanet edilen birlikleri, dernekleri, vakıfları soyuyorlar. Onlar yoksullaşıp etkisileşirken, batarken, kendileri varsılaşıyorlar. Ama yine de adam sınıfında olduklarını iddia ediyorlar. 

Bozulmak, kişiler için.
En başta yazdığım gibi, bir yaratılşış hatası!
O nedenle doğrudan doğruya kimse ne kendini ne başkasını suçluyor.
Hatta korumaya çabalıyor.
Döneklik, yağcılık, yalakalık, yalan söylemek, yancılık, satıcılık bir övgü nedeni olabiliyor.
Sürekli yalan söyleyen siyasetçi yükseliyor. Yalan söylediği biline biline alkışlanıyorlar.
Sürekli erk olarak karşıtlarını ezebiliyorlar.

Kişioğlunun bu kötü yapısına rağmen, dönmeyen, kırılmayan, kıvırmayan, satılmayan, bozulmayan bir avuş kişioğlu var ve onlar birer anıt olarak kişilerin içinde.
Ne yazık ki adları geçmiyor.
Ne yazık ki unutuluyorlar.

Ancak acun onların yüzü soyu saygınlığına yıkılmıyor.
Var olsunlar!

 

 

 

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YUKARI