KANDIRMA SANATI...


Ahmet Haldun Terzioğlu DESTANCI
ahterzioglu@orhuntv.com
 
 

Yalan iğrenç bir yeğleme...  Kişiye yakışmaz.

Ancak...
Siyasiler yalanı utanmadan kullanırlar. 
Budun için değil, kendileri için...
Utanmadan...
Koltuklarını kurtarmak adına...
Makamlarını kurtarmak adına...
Ceplerini kurtarmak adına...
 
Türk'e yalan yakışmaz. Türk töresinde yalan yoktur. Ulu Türk illerinde yönetenler hiçbir konuyu gizlemezlerdi. Budunu kandırmazlardı.
Budunla, budun gibi yaşarlardı.
Saraylar, altın taraklı koltuklar, lüks ve şatafat yeğleri değildi. 
İpeğe, altına, süse, gösterişine kananlar çıkardı elbette, ama yok olup giderlerdi. Hem de rezil bir şekilde. 
İli de yitirirlerdi. Onurları da...
Oğuşlarını da...
Canlarını da...
 
Çok sıradandı kahramanların yaşamları. 
Ne zaman ki İran'la karşılaştılar. 
Fars kültürü perişan etti Türk'ü.
Hayır, bizi bizden çıkaran kültür, başlangıçta Arap kültürü değildi. Fars kültürüydü. İslam'ı da Farslardan öğrendik, aldık. 
Başka neler aldık Farslardan?
Kadını ikinci sınıf etmeyi...
Haremi...
Şarap içmeyi...
İşreti...
Çok kadınla evdeşliği...
En kötüsü... Oğlancılığı...
Acı, ama gerçek...
Sonrasında bizi biz olmaktan çıkaran her şeyi bir Farslardan aldık. 
Erkeklerin süslü giyinmesini...
İki yüzlülüğü...
Yalanı...
 
Evet, yalanı!
 
Arap kültürü de üzerine tüy döktü.
 
Her çağda, Türk'ün özüne dönmesini, Türk kalmasını, Türk töresi üzerine egemen olmasını isteyen Türkçüler çıktı. 
Ama onların karşısına da yobazlar çıktı. 
Her yalanı inanca bağlayıp, Türk'ü yok etmeye davrandılar.
 
Türk, Türk olarak kalmayacaksa, yaşamasın!
Türk, Türk'ten başka bir şey olacaksa...
Yaşamasın!




YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YUKARI