Kahraman Pogan Recep


Ahmet Haldun Terzioğlu DESTANCI
ahterzioglu@orhuntv.com
 
 

Başka Recepler de vardı! Hem de ne Recepler! Öz be öz Türk çocukları... 

 
Yıl 1319 (1903)...
Güzel bir bahar akşamı...
Türk yurdu Manastır, sıradan bir geceye hazırlanıyordu.
 
Kırçova nahiye merkezinde, Nizamiye Askeri Kıtası, akşam yoklamasında...
Yoklama alınmış, asker dağılmadan önce, her zaman olduğu gibi üç kez, Padişahım çok yaşa, diye haykırıyordu ki.

 Tam o anda, araziye egemen tepelerden korkunç bir yaylım ateşi başladı. Ayrılıkçı hain Bulgar çeteleri Kırçova'ya saldırmışlardı. Hedef gözetmeden, Rusya'nın kendilerine hediye ettiği silahları ve cephaneyi acımasızca Türk öldürmek için kullanıyorlardı. 

İlk şaşkınlık geçinde sipere yatan, karşılık vermek için yer tutan, bu arada cephane silah edinmeye çalışan askerlere, genç Türk zabitleri buyruklar yağdırıyor, dağınık durumu toparlamaya çalışıyorlardı. Bir yandan da saldırı için buyruk bekliyorlardı. 
 
Çok güçlü bir saldırıydı. Rus ajanlar planlamışlardı.
Kalabalık Bulgar çetesi dört bir yandan kasabaya girmeye başladılar. Önlerine gelenler, kadın, çocuk, yaşlı demeden kurşunlanıyorlardı. Türk katliamı için kurgulanmış uslar, sağı solu oda verip yakıyorlardı.
 
Bulgar budun, hemen saf değiştirmiş, gelenlere katılmış, sevinç haykırışları içinde, Türk komşularına saldırıyorlardı. 
Gün onların günüydü.
Adını duydukları Sarafof, işte onları kurtaracak kandaşlarını göndermişti. 
 
Kısa zamanda merkeze ulaştı hainler. ilk yaptıkları, Nahiye Müdürlüğü binasındaki Kutlu Türk bayrağını indirip, Bulgar bayrağını göndere çekmek oldu. 
Türk mahallelerine dalıp, özellikle yönetenlerin evlerine saldırdılar. Adresler ellerindeydi. 
Telgraf müdürü, Belediye katibi, denk geldikleri polisler, memurlar, oğuşları ile birlikte şehit edildiler. 
Korumasız kalan Türk budun, varını yoğunu terk edip dağlara doğru kaçmak zorunda kalmıştı.
 
Aslında hemen bir birlik çıkarılsaydı, duruma egemen olunur, 1000 kadar çapulcudan oluşan çete yok edilirdi. 
 
Oysa....
Durumu haber alan, olanları öğrenen, hak ettiği yere torpil ve yalakalıkla gelmiş olan Mevki Kumandanı Nasır Paşa, duruma el koymak yerine, makamında oturuyor, durumu sağa sola, üstlerine bildirerek, ne yapayım, nasıl davranayım, diye soruyordu.
İşte yönetim böylelerin elindeydi.
Durum çok kötüydü.
 
Ancak...
Türk anaları Türk yiğitleri doğurduğundan, bunlar gerektiğinde hemen gereğini yapmak üzere Göksel bir güç ve heyecan taşıdıklarından, kahramanlar yetiştiren Mekteb-i Harbiye mezunu, yiğit Türk zabiti Yüzbaşı Recep, Pogan Recep, üstlerin keyfini beklemeden, bir anda kendi kararını verdi ve askerlerini topladı. Önce kilitli cephaneliğin kapısını kırdırdı. Sonra da silah ve cephane sandıklarını...
Buduna seslendi: Eli silah tutan vatanı savunmaya koşsun. Vatan namustur,ardıma düşün, diye. Her gelen Türk'e silah ve cephane verilsin, buyruğunu verip, yanındaki bir avuç askeriyle, kmimseyi beklemeden, buyruk dilemeden, korkmadan, çekinmeden, canını sakınmadan ileriye atıldı. 
 
Budun, başa geçen bir kahraman Türk görünce, durur mu?
Silahı kapan düştü Pogan Recep'in ardına. 
Kırçova'ya girdiler. Önlerine çıkanın vay haline!
Bir avuç kahraman, Bulgar hainlerine hınçla, öfkeyle saldırdılar.
Türk başyel olunca, ona kim karşı durabilir?
Kısa zamanda Nahiye Müdürlüğü Binası'na ulaştılar. Bulgar paçavrasını gönderden söküp attılar. Ay yıldızlı Al bayrağı hak ettiği yere, Gök'e yücelttiler.
Pogan Recep, vurun hainlere derken, hem hain Bulgarları hem de yeteneksiz, yalaka, karaktersiz yönetenleri im ediyordu. 
Vurdular, vurdular, vurdular.
Zoru gören Bulgar piçleri arkalarına bile bakmadan kaçmaya başladılar. Bu büyük bir utkuydu. Sahibi de Pogan Recep adlı sıradan bir Yüzbaşı...
 
Pogan Recep'in başarısını duyan, yalaka paşaları buyruk vermediği için kahrolan, yerinde duramayan 3. Ordunun kahraman zabitleri, olanları öğrenince, Pogan Recep'e alkışlar ederken, Bulgar kovalandıktan sonra, ancak saldırı buyruğu veren sahte paşalarına söverek, atlandılar ve kaçan Bulgar hainlerinin ardına düştüler.
Üç Müfreze...
Birini Topçu Mülazımı Evvel Hasan Sabri Efendi...
Birini Erkanı Harp Yüzbaşı Enver Bey...
Birini de Erkanı Harp Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey yönetiyordu. 
 
Dağlar Türk'e dağ gelecek, haine dar gelecekti.
 
Pogan Recep'i unutma!
Tarihte bildiğin, duyduğun, gördüğün her recebi de Pogan Recep'le karıştırma!
Pogan Recep başka, onlar başka!

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YUKARI