İngiltere'nin sincapları...


Ahmet Haldun Terzioğlu DESTANCI
ahterzioglu@orhuntv.com
 
 

Bir İngiliz hayranlığı olarak algılamayın başlığı. Esrarengiz siyasi bir konu da beklemeyin.

Konu gerçekten İngiltere ve sincaplar. 
 
Genç yaşımda emekli olmamla, memuriyetimde bir kez bile Devlet parasıyla yurtdışı hatta yurtiçi gezi yapmamamın övüncünü, kendi gücümle gezi yaparak karşılama şansımın bulunması, beni pek çok devlete taşıdı.
Bunlardan biri de İngiltere... Oldukça uzun bir zaman kaldığım bir yer olarak...
 
Değişikti. Budun davranışları, etkileşimler, kültür, alışkanlıklar. Bunlar sıradandı. Değişik olmalıydı. 
Daha önemlisi doğaya ve hayvanlara saygıydı.
İnanılmaz bir saygı.
İngiltere de sokak hayvanları özgürdüler. Rahattılar. Korunuyorlardı. 
Çoğu bahçeli olan ve yüz yıllardır değişmemiş yapısı ile evler, kuşlara, kedilere, köpeklere de evdi. Sokak hayvanlarına kimse karışmıyor, işkence etmiyor, kovalamıyor ve kötü davranmıyordu. Çünkü büyük suçtu. Çok büyük...
Devlet yasaları ile hayvanları korumaya başlamadan çok önce budun zaten kültürel olarak sağlamıştı bunu. 
 
Bir ülkede hayvanların korunduğunu, kedilerin davranışlarından kolayca anlayabilirsiniz. Sokak kedileri kişilerden kaçmıyorlarsa...
Kaçmıyorlardı İngiltere'de. Nerede kedi görsem, seslendiğimde, hemen yanıma yaklaşır, kendisini sevdirmek isterdi. Köpekler de öyle... Boylu boyunca sokaklarda yatarlar, kişiler onları rahatsız etmemek için uzaktan dolaşmayı seçerlerdi. Ülkemizde olduğu gibi, nereden geleceği belli olmayan bir taş ya da tekme ile karşılaşmayacaklarından emindi köpekler. 
Hayvanları besleyen birileri mutlaka oluyordu. Olmasa da belediyeler donanımlıydılar. 
 
Ya sincaplar...
Pek kalmadı ya, Türkiye'de güzelim yurdumuzda, parklarda, bahçelerde bir sincap görmek büyük bir şanstır. Ağaç kalmamıştır ki sincap kalsın. 
Zaten olsa da yok etmek için hazırdır vandallar. Doğayı ve hayvanları yok etmeyi görev bilen iki ayaklı gerçek hayvanlar. 
Nadan hayvanlar!
 
İngiltere bir parklar ülkesidir. 
Sakın ha buradaki, uyduruk, iki karışlık, adı her iktidarda, her belediye başkanı değiştiğinde değişen, yine uyduruk, plansız parklarla, yalnızca para kazanmak adına yapılmış spor aletleriyle dolu yerlerle ve çocuk parklarıyla karıştırmayın. 
Alabildiğine büyük, geniş, bakımlı, bol ağaçlı ve çiçekli, gerçek parklar...
Her kentte vardırlar. 
Çok sayıda...
Yemyeşil...
Kişilerin spor yaptığı, dolaştığı, dinlendiği ama koruduğu...
Özellikle mangal yakmadığı...
İşte bu parklarda pek çok yaban hayvanının yanı sıra çok sayıda sincaplar vardır. İnanılmaz çok sayıda...
İşin en  güzel yanı, kişilerden korkmazlar. Çünkü kişiler asla onlara kötü davranmazlar. Davranamazlar.
Bir parkta, bir banka oturduğunuzda ya da otların üzerine uzandığınızda, elinizde yiyecek bir şeyler de varsa, hemen gelir sincaplar yakınınıza. Çünkü, sırf kişioğullarına yaklaştıkları için bir voleyi hak ettiklerini düşünen kimse çıkmamıştır o güne dek. Bizim yamyamlara benzemez oradaki kişiler. Sincağları severler. Top olarak kullanmazlar.
Sincaplar da kişilerden kaçmazlar.
 
Kuşlar da...
Çünkü kişioğullarından kötülük görmemişlerdir.
 
Şimdi, buyurun, acunu bir sömürge imparatorluğu ile kana bulayan, kapitalizmin ve emperyalizmin temsilcilerinden İngiltere'ye sövmeyi sürdürelim. 
Ama, onların, hayvanları ve doğayı koruduklarını, sincaplarının yaşadıklarını ve kişilerden korkmadıklarını da bilelim!




YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YUKARI