Hep Eksik Bir Şeyler Vardı!


Ahmet Haldun Terzioğlu DESTANCI
ahterzioglu@orhuntv.com
 
 

Yaşamışlığımız, tükenmişliğimizle eş değer!

Hatta tükenişimizle!
 
Hep eksik bir şeyler vardı!
Hissederdik de seslendirmek için belki uygun sözcükleri bulamazdık. 
Hissederdik de belki anlayamazdık. Anlatamazdık!
 
Hissederdik de...
Belki hissetmeden de...
 
Koçamışlık bütünlemesinde eski günlerden söz ederken ne özlem duyarım ne de pişmanlık. 
Hadi öyle demeyeyim.
Biraz yumuşatayım:
Çok özlemle işim olmaz ki yaşadık geçti, demek daha bir tutarlıdır benim için. Değiştirecek durumumuz yok ya! Yaşanmışın hesabını kendi kendimizden bile soramazken!
 
Hep bir eksiklik...
En dost anımızda hatta en dostlarla birlikteyken...
Fikirde, ideolojide, eylemde...
Kişilerde...
Dost, arkadaş, daş, daş, daş...
Hep bir eksiklik!
 
Bir dilim ekmeği bölüştüğümüzde de katık diye kan üleştiğimizde de kavgada da...
Hep bir eksik...
 
Yağıları biz mi seçtik birilerimi üretti yoksa kendiliğinden mi oluştular?
Yürüyüş yolundaki sıkıntılar, sıkıntılar...
 
Çok yakındık ya da çok uzak değildik birbirimize ve işin asıl şaşkınlığı karşı tarafa da...
Vururken, vurulurken, hep bir eksiklik...
Tabancamızdaki kurşun mu eksik olan yoksa tetiği sıkacak parmağımız mı?
 
Sözler ne kadar da taklit!
Sloganlar ne kadar da benzer!
Yürürken, dururken, beklerken...
Ne kadar da aynıyız ya hep bir eksik...
 
Tanımlamak için çabaladığımız tanımlar, anlatmak için zorlandığımız anlatımlar...
Kolkola girdiğimiz kollar...
Birlikte yürümeye çabaladığımız yollar...
 
Yollar da eksikti!
Kollar da!
 
Duygular!
Onca duygusallık içinde duygu yoktu ki!
Ölüm vardı!
Kan kokusu vardı!
Kaybolan emek, var olmayan, ama adı olan umut!

Hâlâ ortalarda olmayan umut!

Umut, hep eksikti, evet ve biz bunu bilirdik!
 
Sonuç:
İşte o eksikler nedeniyle bugün bu durumdayız. Sümkürülmüş bir kağıt mendil gibi iğrenç, parça bölük ve onun bunun ardına takılmış. Onun bunun en orospu dileklerinin tutsağı.
 
Onun bunun en ibne isteklerinin kollayanı!
Onun bunun en puşt dileklerinin yancısı!
Onun bunun en şerefsiz kazançlarının koruyucusu!
Onun bunun en kancık kadrolarının artıkçısı!
Onun bunun en rezil sempatilerinin sırıtkanı!
Onun bunun en gülünç pozlarının soytarısı!
Onun bunun en rezil işlerinin uşağı!
Onun bunun en piç oyunlarının kurgucusu!
Onun bunun en iblis isteklerinin duyurucusu!
Onun bunun o en aç,i en doymaz müteahhitlerinin doyurucusu!
Onun bunun en dipsiz kuyularının dibi!
Onun bunun en ereksiz ereklerinin zili!
Onun bunun...
 
O bu dediğim, orospu çocukları!
Bizim zavallılar da onların izcileri!
 
Hep eksik bir şeyler vardı!
Biliyordum, hissediyordum, anlıyordum ilk katıldığım günden beri!
 
... ve bugün...
Bu eksikliğin aslında geri kalmış uslara has bir gen kırıklığının yansıması içinde, bilmem kaç bin yıl önce birilerinin yaptığı ırk dışı davranışların kalıntısı genetik sayrılığın izi olduğunu biliyorum!
"Çin'e yamanmaya karşı olan Çiçi ve Çin'e yancı olan Hohanyeh"
 
Dün de bugün de benzerlikleri ile varlar!
 
Neden satıldığını bilmeyen satılmışlar!
 
Neden atıldığını bilen atılmışlar!
 
Yazık!
 
Hep eksik bir şeyler vardı!
Biz, us sahipleri biliyorduk, ama bir türlü uygun sözcükleri bulup seslendiremiyorduk!
 
"Hohanyeh! Ey Puşt! Kalk o masanın sağ yanından da silkin, titre, azıcık olsun kendine dön! Yetti artık kokuşmuş satılmışlığın! Yetti artık lekeli geçmişinin yükünü bir bütüne çektirmen! Neysen nesin, hadi biz biliyoruz da bilmeyenler de bilsin!"
 
Hohanyeh, bu acundan defolup gitsin!
Yancılığı ve yağcılığı da alıp yanına...

Gitsin taaaaaa a................
 




YORUMLAR

Metin Aydoğdu
06-10-2020 14:19:00

HOHANYEH, SATILMIŞ VARLIK. TÜRK DÜŞMANI EMBESİL.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YUKARI