Birilerini takmamak, sallamamak suç mu?


Ahmet Haldun Terzioğlu DESTANCI
ahterzioglu@orhuntv.com
 
 

Bu yapıdır. Yapı da kişiseldir. Değişmesi de mümkün değildir ki asla değişmek istemem. 

Konuşma şeklinden, duruşundan, bakışından, yürüyüşünden başlayarak, kişiler özeldirler. 
Özel ve kendileri olmalıdırlar.
 
Oysa...
 
12 Eylül 1980 darbesi, Türkiye'de, tek tip, birbirine benzer, Söz dinler, susar, söyleneni yapar kişiler yaratmak istemiş, yazık ki bunda da başarılı olmuştur.
Hadi, bir çağdan sonra doğanlar için belki sıradandır bu durum, ama yaşını başını almış kişiler için iğrençtir.
Koca koca adamlar, yağcı ve yalaka...
Öğğğğ!
 
Şöyle mi olmalı?
"Her memur yükselme ve koltuk kovalamak zorunda hisseder kendisini. 
 Bunun için de zamana göre değişir döner ve satar. Satarken en yakın arkadaşına bile acımaz. İhbar eder. Dedikodu yapar. Fitne üretir. Böylece erkin istediği memur tipi doğar:
Yağcı, yalaka, dönek, suskun, baş eğeni.her söyleneni kabul eden, ihbarcı. Her emri yerine getiren!"
Sonuç orta da!
 
Bu mu iyi!
 
Toplumu yöneten ya da yönettiğini sanan bu üst tiplerin altındakiler de ister istemez bu değişime ayak uydururlar. Onlar da benzerler diğerlerine

Toplumsal kilitlenme!
 
Sonra, kokan, kokuşan bir toplum.
 
Bakıyorum, en genci bile böyle bir beklenti içinde. 
 
Ya hu ben, memurluğa başladığı unvanla "Mühendis" olarak emekli olmuş,yalnızca diplomasının hakkını aylık olarak almış, başka hiçbir devlet getirsinden yararlanmamış, asla yanlış yapmamış, hiç koltuk, kadro almadan, hiç yükselmeden 17 vilayet dolaşmış adamım. Bugün de emekli aylığım denklerime göre en alt seviyede. O çağda daha yağlı ekmek ve kemik yalamak yeğlemem olmadığına, bu nedenle Türkiye'yi karayandan kızılsana gündoğusundan günbatısına ikişer kez dolaşmayı, MHP de içinde olmak üzere bütün iktidarlarda mutlaka yer değiştirmeyi göze aldığıma göre, bu yaşta size neden eyvallah edeyim ki?"
 
Evet, benim gibisinden bile bunu bekler olmuş gencinden kocamışına toplum!
 
Olmaz arkadaş. Benden öyle bir tip çıkmaz. Çaksan girmez, derler ya, aynen öyle.
 
Çok mesaj alıyorum sosyal medyadan.
Bir zamanlar Face'de saldırıların hedefiydim ya, çıktım bıraktım kişileri baş başa. Her öngörüm tuttuğu halde yine de her yandan saldırılar vardı.
Örnek:
Mersin'in MHP'li Belediye Başkanı B. K MHP'de iken, şöyle bir üleşim yapmıştım:
"Son seçimi son belediye başkanlığı. Bir daha seçilemeyecek ve Mersin'i CHP'ye teslim edecek."
Benzer yazıyı Adana için de yazmıştım.
"Adana CHP'nin."
Aman Tanrı'm bir saldırı. Ülkücü geçinen ve bir çok bilmeyen tipler, açıktan özelden saldırdılar. Dert anlatmak ne mümkün? Yok sen Ülkücü değilsin. Yok hiçbir şey bilmiyorsun. Yok şöyle yok böyle...
Sonra...
Mersin Belediye Başkanı İyi Parti'ye geçince, bu sefer özür dilemeler, hocam biz bilememişiz. 
O zaman da şunu yazmıştım.
"Boşa uğraşmayın Mersin'i CHP alır. BK aday bile olamaz!"
Bu sefer de İyi Partililer saldırdılar. Ama ne saldırma. 
Ha, Adana'da zamanın başkanının adamlarıyla Kitap Fuarı'nda konuştuk. Demiştim ki "Boşa koşturmayın. Adana gitti!" 
Olur mu aldık falan filan...
Ne oldu?
Sonunda dediğim çıktı.
Bu sefer özürler, falan...

Ya Hu, Fetoş'a ilk fetoş diyenlerdenim ben. O zaman açıktan ya da mesajla "Sen bizim hocamıza Fetoş, diyemezsin" diyenler ve beni ikayet edenler, sonra, karşıma geçip "Kandırıldık" korosuna, yüzlerine tükürmem pahasına katıldılar.
 
Ya Hu ben yaşamımda Rahmetli Atam dahil kimseye eyvallah etmemişim. Ekmeğimi taştan çıkarmışım. Neden sonrasında birilerine baş eğeyim ki?
Benim değerim sonsuz. Bedelim yok ki!
Kimse beni satın alamaz ki!
 
Neden birilerinden beklediğinizi benden de beklersiniz ki?
 
Yok "Artık senin kitabını okumayacağım. Aldıklarımı çöpe atacağım!"
Ne yaparsan yap!
İster oku istersen git "Allah'ım ben geldim"i oku. Ya da git yandaş birilerinin kitabını oku. Bana ne! Sen kitabımı okuyacaksın ve okumayacaksın, diye ben karakterimi mi değiştireceğim?
Yoksa iki türlü mü görüneceğim?
Asla yapmam bunu!
Ha, bilmem ne partisi kitaplarımı yasaklatmış da şuralara falan sokmuyormuş da!
Ne yaparsa yapsın!
 
Liderinizi sevmiyorum.
Hiç sevmedim.
Gitsin, diye dört gözle bekliyorum ki aha gidiyor. Bu seçimde % 5'in altına indirecek partisini. Sonra ister otursun koltuğunda ister oturmasın.
Bugünkü ekonominin, yoksulluğun, işsizliğin, adam kayırmacılığın, yolsuzluğun, yargusuzluğun, halsizliğin, Türksüzlüğün ortağı odur. Nedenine ortaktır bütün yanlışların.
Ha, yarın siz de böyle diyeceksiniz ya bugün...
 
İster kızın ister köpürün. Aha da bitti pili. Son seçimine ya girer ya giremez. 
 
Ben doğruyu söyleyeyim. İster kızın ister köpürün. Kimseyi takmıyor ve sallamıyorum. 
 
Bu benim yapım.
 
Yanlışa yanlış derimi doğruya doğru. Zamana göre kıvırıp, dans etmem. Onu yapanlara da karışmam. Bana ne?
Fitnbe yapmam.
Dost görünüp adam satmam.
Ankara'da göreve başlayıp emekli olana kadar kök salıp bütün sıkınf arkadaşlarımı okul arkadaşlarımı birilerine fitnelemem. Önlerini kesmek için numara çekmem.
Ha, bunu yapanlara bugün Reis, Bey, Sayın genel müdürüm, diyebilirsiniz.
Ben, demem.
Hırsızlığa göz yummam. Bakıf, birlik, dernek soygunlarına susmam. Susmadım da!
Haksız paralar kazanarak varsıl olmam. Olmadım da!

Herkes kendince yaşar ve davranır.
Ben yanlış yapmadım. Kimseye kalleşlik yapmadım. Arkadaşımı dostumu genel müdür yardımcılığı koltuğu için satmadım, birisinin yaptığı gibi. Arkadaşlarımı fitnelemedim. Engellemedim. 
Ben oldupğum gibi oldum hep.
Yanlışa yanlış, hırsıza hırsız, yolsuza yolsuz, karaktersize karaktersiz dedim.
Ha, siz başka orunlar verebilirsiniz. Bana ne?
Malım da ortada mülküm de. Bir kuruş haram girmedi cebime. Haramla yükselenlere saygı duymam.
 
Benim usumun almadığı, bacak kadar bebeler bile benzer davranışı bekliyor.
Benim kitabımı okuyup bana tarih satanlar bile var.
Güler misin ağlar mısın?
Hatta 100'e yakın kitabı olan bana "Sen nerden bileceksin ki?" diyenler bile çıkıyor. Onlara sert yanıt verince, "Kibirli, burnu büyük, kişilere üstten bakan, havalı" sözleri...
 
Ya Hu durum bu.
Ben buyum!
Siz de siz olun.
Asla ama asla kendinizden, özünüzden ödün vermeyin. 
Yağcı, yalaka olmayın.
Zaten her yer yağ kokuyor.
Siz de kokmayın!
 
Unutmayın, acunu karşıtlar yükseltir. Bütün yeni buluşlar ve ilerleme, karşıtların eseridir. Eyvallahçılar, toplumu bir adım öteye taşıyamazlar.
 
Hakkınızı sonuna kadar savunun. Gerektiği kadar kavgacı olun!
Evet, hiçbir siyasiyi takmıyor, sallamıyorum.
 
Biliyor musunuz, o kadar çok şey biliyorum ki yine de bu durumum benim suskun duruşum. Anlayan bulunca ancak konuşuyor, yazıyorum. Öyle çok aranmak, sorulmak, alkışlanmak gibi bir derdim yok. Hiçbir zaman da olmayacak.
Budun beni yağcı, yalaka, eyvallahçı, düzenin adamı sayacağına ters, kavgacı, baş eğmez, kimseyi takmaz, sallamaz bilsin. 
 
Bu kadar!
 
Son söz:
Kendiniz olun.
Özünüz gibi davranın.
Asla baş eğmeyin.
3 paralık yarar için kimseye eyvallah etmeyin.
Kimseyi takmayın sallamayın ve doğrudan asla vazgeçmeyin!
Arkasından "Hırsız, soyguncu, rüşvetçi, fitneci, sahtekar, namussuz" dediğini adamın yüzüne gülmeyin. Bu tip rezilleri adam yerine koymayın. Ne olduklarını suratlarına haykırın, haykırın ki toplum temizlensin.
"Adam varsıl" ama hepiniz biliyorsunuz nasıl varsıl olduğunu.
Bunu bile bile ona saygı gösteriyorsanız siz de hırsızsınız.

Türk olun Türk!
Türk asla baş eğmez!




YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI