Akdin, Burhanizm Nedir?


Ahmet Haldun Terzioğlu DESTANCI
ahterzioglu@orhuntv.com
 
 

Türk'üm, Ah Türk'üm! Zorda kalınca, çözüm arayınca, bulmayınca, yalnız da olunca, kurtuluş için çözümler arar ve bulursun da...

İşte Ak Yang, Ak Din ya da Burhanizm, Burhan Dini, böyle bir çağda ortaya çıktı.
 
Gorno-Altay bölgesinde yaşayan Altay budunları arasında...
 
Kuruluşu yenidir.
1904...
Kurucusu Çet Çolpan adında bir Türk!
Karısı Kule ve evlatlık kızı Çugul Sarok Çandık ile Üstkan yakınında bir ormanlık bölgede yaşıyorlardı.
Budizm, şamanizm birbirine karışmış, biraz da düş gücü, biraz da savaşım isteği...
 
Rus emperyalizmi canları acıtıyor, yürekleri yakıyordu. Direnme gücü yok olmuştu, ama direnmek de gerekiyordu. Uzun zamandır süren Rus işgaline karşı bir sığınak, bir kale...
Zorlanan Hristiyanlık inancına bir tepki!
 
Mayıs ayıydı.
Güzeldi hava. 
Çet Çolpan, bir garip çoban...
Altay'ın has erlerinden.
 
Ek giysiler içinde uzun ak saçlı ak sakallı bir ulu kişi gördü. Düşle gerçek arası... 
Ak bir ata binmişti. 
Çet Çolpan'ın yanında kızı Çugul vardı. 
Ak kişi Çet Çolpan'la konuştu. Kızı Çugul da onun söylediklerini yazdı:
"Ben Oyrat Kağan. Ebedi idim. Öyle de kalacağım. Sana söylediğim gibi, ben Oyratların öncüsü, yol göstericisiyim. Zaman yakındır. Geri geleceğim. Sen Ey Çet, günahkarsın. Ama kızın günahsız ve masum. Buyruklarımı onun aracılığıyla bütün Altaylara göndereceğim!"
 
Yalnızca 20 Buyruk!
Öyle ezberlenmesi zor, başka dilde, kalın, kapsamlı bir yazıt değil!
 
Çet Çolpan, bu buyrukları zaman yitirmeden yaymaya başladı. Öne oğuşuna, uruğuna, sonra tiresine boyuna...
 
"Tereng vadisinde toplanacaksınız. Ben size 20 buyruğu açıklayacağım. Siz de Ak Burhan'a tapacak, alkış edeceksiniz."
 
İnadına bir sesleniş, bir olmanın yoluydu. İlk çağrıya 4000 Türk geldi. 
Onlar toplandılar. Çet Çolpan 14 yaşındaki kızını dağa gönderdi:
"Git Ak Burhan'la görüş, yeni buyruklarını al gel. Biz burada bekleyeceğiz!"
 
Kız daha gitti.  Bu kez yanına bir genç erkek geldi. Yanında da bir güzel kız vardı. 
Çet Çolpan'ın kızı onlarla birlikte geldi toplananlara. Bu bir tansıktı.
Genç yüksek bir yere çıktı. Esenledi kalabalığı ve şunları söyledi:
"Kim Ak Burhan'a inanıyorsa, onu görmek için Gün'e ve Ay'a baksın. O ezeli ve ebedidir. O sonsuz ve ölümsüzdür. Ona inanın ki yakında size gelsin. Sizi Rus zulmünden ve yanlış inançlardan kurtarsın!"
İşte asıl dert buydu.
Ak Burhan Ruslara karşı Altaylıları savaşıma seslemek için gelmişti. 
"Korkmayın, çekinmeyin. Bu zulüm bitecek. yeter ki direnin!"
 
Buyruklar kolaydı:
Hayvan kanı içmeyin.
Şaman davulunu yakın, çünkü Erlik'tendir.
Karayandaki Akdağa tapın ve önünde eğilin.
Gün'e ve Ay'a öz yandaşsınız gibi sevgiyle bakın.
Büyü yapmayın.
Türün ve sigara içmeyin.
Hristiyanlarla oturup kalkmayın. Aş yemeyin.
Rusla yağımızdır. Onlara yanaşmayın yağılık yapın.
Ruslarla arkadaş, dost olmayın. Rustan dost olmaz. 
Bayrağımız ak ve güneş rengi, sarı. Onları her yana, başlıklarınıza takın.
Elinizdeki Rus paralarını harcayın ve asla biriktirmeyin.
 
Kalabalıklar arttı.
İki katı...
Üç Katı...
On katı...
her toplantıda daha fazla...
 
Çet Çolpan ve Çupul anlatıyorlar, kalabalıklar dinliyorlar, alkış ediyorlardı. 
Çuğul gittikçe tanınıyor, seviliyordu. Çok güzel konuşuyordu.
 
1905 yılı...
Japonla Rusları yenmiş. Bir umut doğmuş.
Ak Burhan bu umudun üzerine gelmiş. 
Japon imparatoru Rusları yendiğine göre iyidir. Ak Burhan'ın dostudur.
 
Ruslar izlediler, gözlediler ve kendileri için tehlikeli olduğunu Altay Türklerinin gittikçe uyandığını gördüler.
Birgün binlerce Altaylı toplanmış tapınırken, Çugul'u dinlerken, baskın yaptılar. 
Çet Çolpan'ı, Kule'yi, Çugul'u ve Altay ulusu kişileri topladıları. 
Ak dine girenlerin köylerini bastılar.
Mallarını yağmaladılar. Dövdüler, ezdiler, sürdüler, tutukladılar. 
 
Çet Çolpan zindanda öldü.
Çuğul çıktı ve yine konuştu, yine...
 
Tırıy Akemçi çıktı geldi. Yarlıkçı oldu. Görevi devraldı. 
 
1906'da Çet Çolpan'a dava açıldı. 
 
1917'de Devrim oldu.
Umut arttı.
1918'de Gorno-Altay Cumhuriyeti kuruldu.
Ressam Çoros Gurkin one çıktı. Burhan dinine girdi. Ereği Cungarya hanlığını kurmaktı. 
 
Sovyet rejimine karşı çıkıldı. Karakurum hareketinden iyi savaşıldı. 
 
1922'de Sovyetler Oyrot Özerk İlini kurdu. 
Sonra da dinlere savaş açıldı. 
Ama din ölmedi. 
Yalnızca sustu, gizlendi.
 
Ama ölmedi.

Alkışlar ölür mü?

 

Sabah doğan güneş Burhan

Akşam dönerek çıkan yıldız

Akşam çıkan ay Burhan

Dönen beyazyıldız

 

Ay çevresindeki beyaz kalpak

Beyaz salkım süt beyazı

Ateş başındaki külyığını

30 Burkanla aydınlanmış ocağım.

 

Şapkamın tepesindeki salkım.

Törbön Oyrota işareti

Parlayan bronz sayacı

Güneşten düğmeleri kurbustana

 

Benim göbeğimi yaratan Burhan 

Uzun gecede rahat uyku ver.

Kötü ruhtan uzaklaştırarak,

Kızgın ve kötü ruhtan kurtar beni





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI