Reklam
Reklam
Dava…


Kaya Ataberk
kataberk@orhuntv.com
 
 

Herkes davayı konuşuyor. Herkes davayı takip ediyor.

Davayla yatılıyor, davayla kalkılıyor.

Peki dava kimin davası? Ve bizim davamız ne?

Dava kanunsuzların, yolsuzların davası.

Sonradan ve belki de sırf bu işleri kotarsın diye “vatandaş” yapılmış bir adamın davası.

O adamla iş yapıp, ona göz yumup, ondan “bahşiş” alıp çıkar sağlayanların davası.

Bu aynı zamanda bir başka ülkenin davası.

Ülkeyi zor duruma düşürmekten, riske atmaktan geri durmayanların, bunu yaparken vicdanı sızlamayanların davası.

Ülkeyi ve milleti hiç düşünmeyip, cebini hep düşünenlerin davası.

Bu işten çıkarı olanların kurduğu yapının ve o yapının bir yerlerine tutunmaktan büyük ya da küçük çıkarı olanların davası.

Yıllarca millete, milliyetçilere, atama, vatanıma, bayrağıma değer vermeyenlerin, hatta sövenlerin davası.

Kısacası…

Bu dava onların davası ve bizim davamız değil.

Bizim davamız vatanın, milletin, memleketin davası.

Biz kanunsuzu, yolsuzu değil vatanı ve milleti savunmakla mükellefiz.

O kanunsuzlar ve yolsuzlar vatanı ve milleti hedef yapmışsa, gelecek hamleye göğüs germekle yükümlüyüz.

Fakat…

Bu hamlenin müsebbiplerine siper olmak bizim sorumluluğumuz değil.

Biz vatana ve millete hamle edecek istilacıya da, bu duruma sebep sağlayanlara da karşıyız.

Bizi bu hallere düşürene neden siper olalım?

Atamız, istilacı Haçlıya karşı olduğu gibi, onun elinde oyuncak olmuş kuklalara da karşı durdu. Örnek alalım…

O zaman onların davasının kendilerini, bizimkinin vatanı kurtarmak olduğu ve bu ikisinin hiçbir ortak noktası olmadığı daha iyi görülecektir.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI