Reklam
Reklam
İnsanın Toplumla ve Tanrı’yla İlişkisi


Ali Rıza Özdemir
aliriza@orhuntv.com
 
 

İnsan, karmaşık bir varlık.

Anlamak güç ve kesinlikle genellikle tahmin edilebilir değil.

Yaşadığımız hayal kırıklıkları da bu nedenle.

Karmaşık bir yapısı olan insanın, doğal olarak karmaşık ilişkileri var.

Bu yazıda bu ilişkilerden ikisine değinmek istiyorum.

***

İnsanın değinmek istediğim ilk ilişkisi, (teşbihte hata olmaz) yatay ilişkisidir.

Yatay ilişki, insanın toplumla ve doğayla olan ilişkisini ifade eder.

Ekolojik sistemin bir parçası olan insan, toplumla ve doğayla ilişkisinde, bizi de bir şekilde etkiler. İşte bu nedenle, bu ilişki türü hepimizin ilgi alanındadır. Bu konuda hepimizin söz hakkı vardır.

Yani hırsızlık yapan biri, bizden çalmaktadır ve bu hareketi ile topluma kötü örnek olmaktadır. Toplumu yoksullaştırmakta ve çürümüşlüğe teşvik etmektedir.

Gerekli arıtma tesisini kurmayıp doğayı kirleten biri, hepimizin sağlığına zarar vermektedir. Doğadaki birçok canlının hayatına kastetmektedir. Ekolojik sistemi bozmaktadır.

Tek cümle ile hem toplumsal olarak ve hem de doğaya ilişkin insanın yapıp ettikleri üzerinde söz hakkına sahibiz.

***

Değinmek istediğim ikinci ilişki türü, insanın dikey yani (teşbihte hata olmasın, elbette Allah, mekândan münezzehtir) Allah’la olan ilişkisidir.

Kişinin ibadetleri başta olmak üzere, toplumu ve diğer insanları ilgilendirmeyen Allah’la olan bağı bu kapsamdadır.

Bu ilişki türü, diğer insanları ilgilendirmediği gibi, söz sahibi de kılmaz.

İsteyen inandığı tanrıya veya tanrılara, dilediği gibi ibadet eder.

Mesela birine; “Neden şu ibadeti yapmıyorsun?” demek, en azından nezaketsizliktir.

Kişinin özel hayatını ihlaldir.

***

Ne yazık ki, bugün tam tersi durumdayız.

Topluma ve doğaya zarar veren insanların eylemlerini doğal karşılıyor, ses çıkarmıyoruz.

Tam tersi olarak, kişilerin inanç ve ibadetlerini sorguluyor, şekil vermeye kalkıyoruz.

Yani her şeyi tersyüz edip, altını üstüne getiriyoruz.

Bugün yaşadığımız toplumsal krizlerin, dünyamızın alt üst olmasının temel nedenlerinden biri de budur kanaatimce.

***

Başkasının inanç ve ibadetlerini sorgulamakla daha büyük ve affı mümkün olmayan bir hata yapıyoruz: Kendimizi bir yerden sonra –haşa- Allah yerine koyuyoruz.

Enbiya suresinin 22. ayetinde; Eğer yerle gökte Allah'tan başka tanrılar olsaydı, ikisi de bozulurdu” buyuruyor.

 İşte, kendimizi tanrı yerine koyup, başkalarına müdahale hakkı buluğumuz hatta bir yerden sonra “katli vacip” fetvaları verdiğimiz için dünyanın altı üstüne gelmiş durumda.

Yine Yunus suresinin 100. ayetinde; “Allah, aklını kullanmayan toplumların üzerine pislik yağdırır” buyurmaktadır.

Neden boğazımıza kadar battığımızı izah etmiyor mu bu ayet!





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI