Reklam
Reklam
Çiğköfte hangi ilimize ait?


Ali Rıza Özdemir
aliriza@orhuntv.com
 
 

Kadirli'de bulunan bir kabartmada çiğköfte ve marul bulunduğu iddiası Adıyaman ve Şanlıurfa illerimizi ayağa kaldırmış. Haber böyle...

Çiğköfte, ister Kadirli'ye ister Adıyaman'a ister Şanlıurfa'ya ait olsun, bugün yaşattığımız bazı kültürel unsurların bin yıllardır bu topraklarla var olduğunu bilmek durumundayız.

***

Bir kavim, bir bölgeyi istila ettiğinde o bölgede yerleşik olan kavmi/kavimleri tamamen yok etmez. Genel bir kabul olarak toplam nüfus içinde %25'in yerli halkın %75'in de istilacı kavme mensup olduğu kabul edilir.

Anadolu ve çevresinin Türkler tarafından ele geçirilmeden önceki durumu biraz farklı.

Türk işgalinden önce;

* Anadolu'da büyük bir salgın (hastalık) yaşandığı,

* Üst üste yaşanan savaşlar sonucunda nüfusun eridiği,

* Çağrı beyin deyimiyle; burada Türklere karşı duracak nüfus olmadığı...

Türk işgalinden sonra;

* Nüfusun önemli kısmının Avrupa yakasına kaçtığı,

* Nüfusun az bir kısmının Anadolu'nun kıyı kentlerinde toplandığı... (Bunların büyük kısmı değişik tarihlerde bu kentleri boşalttılar)

kaynaklarda ifade edilmiştir.

Özetle, Anadolu için %25 rakamı biraz abartılı olabilir ama bu bilgiler, rakamı sıfıra indirmez.

***

Türklerin eline geçmeden önce Anadolu'da yaşayan halklardan, oranları çok olmamak kaydıyla, aramızda yaşayan hatıraları halen vardır. Bunlar artık Türk milleti arasında erimiş ve kültür olarak da Türkleşmiştir.

Bundan daha önemlisi, en eski çağlardan kalan bazı kültürel unsurların bugün de varlığını sürdürmesidir. Kültürel unsurlar, aynı bölgeyi ve coğrafi ortamı paylaşan halklarda ödünçlenir. Özellikle ekonomik etkinlikler ve bunlara ait kültürel unsurlar, yeni halklar tarafından eski halklardan ödünç alınır.

Alevilik Bildirgesi’inde bu gerçeği şu şekilde ifade etmiştik: “İnsan doğası gereği yeni vatanımızda da boş durmadık. Yaşam koşullarımız ve inançlarımız ekseninde yeni kültürel değerler ürettik. Komşularımıza bir şeyler öğrettik ve onlardan yeni şeyler öğrendik. Ama bu bizi başkası yapmadığı gibi, onları da biz yapmadı. Bu kültürel alışverişleri, doğal etkileşim süreçleri olarak kabul ettik ve her zaman saygıyla karşıladık.”

***

Bu tür kültürel alışverişler gayet doğaldır ve dünyanın her yerinde böyledir. Kültürel alışverişleri bir kompleks haline getirmek gerekmez. Bu unsurlar, bizleri başka halkların devamı yapmaz ve Türklük gerçeğini ortadan kaldırmaz. Bugün İslam öncesi Türk kültürüne ait sayısız kültürel unsur, aramızda yaşamaktadır. Ödünç verdiğimiz diğer halklarda da Türk kültürüne ait sayısız unsur vardır.

Doğal olarak bugün Türkiye’de Türklüğü yok saymaya çalışan ve eski medeniyetlerden kalma kültürel unsurları abartarak korku dağları yığmaya çalışan çevrelerin uğraşları boş ve temelsizdir. Dahası kasıt taşımaktadır. Bunlara itibar göstermemek gerekir.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI